Ney

Ney Bakımı

2021-05-01T09:20:25+00:00

Sayın Neyzen, Sahibi olduğunuz neyin kamışı, Türkiye’nin Antakya ilinin Samandağı ilçesindeki Âsi Nehri kıyılarından kesilmiştir. Tabiattaki kamışlar ney hâline getirilirken tabiî yapısı korunduğundan her neyin kendine has özellikleri vardır. Neyzen, ancak 3-6 ay düzenli bir şekilde bakımını yaparak üflediği neyin karakteristik özelliklerini tanıyıp, neyden en üst verimi alabilecektir. Bu süre sonunda eğer istenirse neyinizin perdeler arası dengesini bozmadan, boyunu kısaltmadan, yalnız iç açkılarına müdahale ederek, genel akordunu 50 cent kadar tizleştirebiliriz. Zaten neyiniz, neyzenlerin farklı baş ve dudak pozisyonlarında üfledikleri dikkate alınarak 440 tit /sn frekanslı Lâ sesine göre, benim normal kabûl ettiğim pozisyondan 40-50 cent (yaklaşık iki Pisagor koması) [...]

Ney Bakımı2021-05-01T09:20:25+00:00

Ney Çeşitleri

2021-04-21T21:02:20+00:00

Bolâhenk Nısfiye (Ana âhenk)505-525 mm.Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni (Ara âhenk)545-565 mm.Sipürde (Ana âhenk)570-600 mm.Müstahsen (Ara âhenk)605-635 mm.Yıldız (Ana âhenk)640-670 mm.Kız (Ana âhenk)680-720 mm.Kız-Mansur Mâbeyni (Ara âhenk)730-760 mm.Mansur (Ana âhenk)770-810 mm.Mansur-Şah Mâbeyni (Ara âhenk)820-860 mm.Şah (Ana âhenk)865-890 mm.Dâvud (Ana âhenk)900-940 mm.Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni (Ara âhenk)960-1000 mm.Bolâhenk (Ana âhenk)1010-1040 mm. TÜRK MÛSİKÎSİ’ NİN GELENEKSEL ÂHENK SİSTEMİ VE NEY ÇEŞİTLERİ Türk Mûsikîsi’ nin Geleneksel Âhenk Sistemi’ nden bahsederken öncelikle yüzyılımızın başlarına kadar 700 yıldır anlatılagelen, bugün ise tamamen uzaklaşılan geleneksel ses sistemimizden bahsetmek gerekir.Elimizdeki kaynaklara göre ilk kez XIII. yüzyılda Safiyüddîn Abdü’l-mü’mîn Urmevî (1237-1294) (Öztuna 1990) tarafından anlatılan, bir sekizlinin on yedi aralığa bölündüğü [...]

Ney Çeşitleri2021-04-21T21:02:20+00:00

Kamış

2021-04-27T16:59:31+00:00

Ney, sarı renkli, sert ve sık lifli kamıştan yapılır. Sıcak iklim bölgelerinde ve taban suyu yüksek, sulak yerde yetişen bu kamışın birbirinden farklı cinsleri bulunur. En çok tercih edilen, Hatay (Antakya) Samandağ'da Asi nehiri kıyılarında yetişen cins kamışlardır.  Neylik kamış mutlaka dokuz boğum olmalı ve boğum aralıkları ve kalınlıkları mümkün olduğunca birbirine yakın olmalıdır. Tabiattaki kamışın boğumları, doğal olarak kökten uca doğru boyları kısalmakta ve çapları daralmaktadır. Bu kısalma ve daralmanın mümkün olabildiğince azar azar olması tercih edilmelidir. Tabiatta neylik kamış, yerden yukarıya doğru ters olarak yer alır. Yere yakın olan boğumların kamış et kalınlığı çok fazla olduğundan, bu [...]

Kamış2021-04-27T16:59:31+00:00

Neyin Türk Tasavvuf Düşüncesindeki Yeri

2021-05-01T09:23:03+00:00

     Türklerin İslâmlaşma süreci X. yüzyılda başlamıştı.     Türklerin İslâmlaşma süreci X. yüzyılda başlamıştı. İslâmiyet ile birlikte zaten toplumda var olan mistik düşünce ve anlayış İslâmî bir kimliğe bürünerek, Türk tasavvuf anlayışının temellerini oluşturdu.     Hoca Ahmet Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu anlayışın Türk toplum hayatına yerleşmesini sağlamışlardı.     Türklerin İslâmiyetten önceki dinleri olan Şamanizm, Animizm ve Totemizmde de mûsikînin çok önemli rolü vardı. Bu dinlerin tümünde törenler müzik eşliğinde yapılırdı. Örneğin çoğunlukla hâkim olan Şamanizmde kam, baksı veya şaman denilen din adamları ellerinde kopuz ile dolaşır, dînî mesajlarını mûsikî yardımıyla iletirlerdi. İslâmiyette de mûsikîye karşı [...]

Neyin Türk Tasavvuf Düşüncesindeki Yeri2021-05-01T09:23:03+00:00

Ney sözcüğünün etimolojisi ve Ney’in tarihçesi

2021-05-02T13:37:21+00:00

Sümerce’ den Farsça’ ya geçen “ nâ ” veya “ nay ”, kamış, kargı anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan “ mizmâr ” sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe’ de ise hemen her zaman “ ney ” olarak anılmıştır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde de benzer adlarla (örneğin Romanya’da “ naiu ” adıyla) adlandırılmıştır[1].Farsça çalan, icrâ eden anlamına gelen “zeden” sözcüğünden takılanarak oluşturulan “neyzenden” bozularak, ney icrâcısı anlamında günümüzde de kullanılan “neyzen” e dönüşmüştür. Aynı anlamda Arapça kurallarına göre oluşturulan “nâyî” sözcüğü de kullanılmıştır.Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından [...]

Ney sözcüğünün etimolojisi ve Ney’in tarihçesi2021-05-02T13:37:21+00:00

Başpare

2021-04-27T18:23:33+00:00

Ney, Türk Klâsik Müziği’nin yegâne üflemeli çalgısı ve Türk Tasavvuf Müziği’nin baş sazıdır. Tüm tekke mûsikîsinde bendir ile birlikte cevâz gören tek müzik âleti ney olmuştur. Mevlevî Âyinleri neylerin ve kudümlerin iştirâkleri ile yapılır. Eğer bulunursa diğer çalgılardan da birer tane yer almaktadır. Ney ses rengi olarak insan sesine en yakın çalgılardan biridir. Her türlü müzikâl motifi icrâ etmeye imkan tanır. Üç oktavlık ses sâhası içindeki tüm sesleri, nefes şiddetini veya dudağın başpâre ile yaptığı açıyı değiştirmek sûretiyle koma koma (hattâ cent cent) verebilir. Neylerin üst ucuna (üflenen yerine) sesin daha [...]

Başpare2021-04-27T18:23:33+00:00

Parazvane

2021-04-27T18:32:44+00:00

Neylerin üst ve alt ucuna çatlamayı önlemek için çeşitli metâllerden yapılmış, kamışa sıkıca giren birer bilezik takılır. Bu bileziklere parazvâne adı verilir. Metâller altın, gümüş, bakır, vs. olabilir. Ancak gümüş, bakır gibi metâller oksitlendiğinden hava ile irtibatları kesilmelidir. Bizim tavsiye edeceğimiz metâl Alpaka'dır. Neyin üst ucuna takılan üst parazvâne, (en üstteki boğum aynı zamanda ses kutusu olduğundan) 0.40 mm den kalın ve 14 mm den geniş olmamalıdır. Alt parazvâne istenilen kalınlıkta ve genişlikte olabilir. Bu sayfadaki tüm bilgiler, hiç bir yerden alıntı [...]

Parazvane2021-04-27T18:32:44+00:00
Go to Top