Bolâhenk Nısfiye (Ana âhenk) 505-525 mm.
Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni (Ara âhenk) 545-565 mm.
Sipürde (Ana âhenk) 570-600 mm.
Müstahsen (Ara âhenk) 605-635 mm.
Yıldız (Ana âhenk) 640-670 mm.
Kız (Ana âhenk) 680-720 mm.
Kız-Mansur Mâbeyni (Ara âhenk) 730-760 mm.
Mansur (Ana âhenk) 770-810 mm.
Mansur-Şah Mâbeyni (Ara âhenk) 820-860 mm.
Şah (Ana âhenk) 865-890 mm.
Dâvud (Ana âhenk) 900-940 mm.
Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni (Ara âhenk) 960-1000 mm.
Bolâhenk (Ana âhenk) 1010-1040 mm.

TÜRK MÛSİKÎSİ’ NİN GELENEKSEL ÂHENK SİSTEMİ VE NEY ÇEŞİTLERİ 

Türk Mûsikîsi’ nin Geleneksel Âhenk Sistemi’ nden bahsederken öncelikle yüzyılımızın başlarına kadar 700 yıldır anlatılagelen, bugün ise tamamen uzaklaşılan geleneksel ses sistemimizden bahsetmek gerekir.

Elimizdeki kaynaklara göre ilk kez XIII. yüzyılda Safiyüddîn Abdü’l-mü’mîn Urmevî (1237-1294) (Öztuna 1990) tarafından anlatılan, bir sekizlinin on yedi aralığa bölündüğü bu sistemde ana dizi (bugün kullandığımız yazım sistemiyle) aşağıdaki gibi gösterilebilir:

Bu ana dizinin perdeleri önceleri sırasıyla Yegâh, Dügâh, Segâh, Çargâh, Pençgâh, Şeşgâh, Heftgâh ve Heştgâh (1., 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. yer) adlarıyla adlandırılırken, sonraları yine sırasıyla Yegâh, Hüseynîaşîranı, Irak, Rast, Dügâh, Segâh, Çargâh ve Nevâ adlarıyla adlandırılmıştır (Tura 1988). Bu dizi bugün kullandığımız sistemle T K S aralıklarıyla ifade edilen bir Rast dörtlüsünün tiz tarafına T K S T aralıklarıyla ifade edilen bir Rast beşlisinin eklenmesiyle oluşmuş görünmektedir.Daha anlaşılır olabilmesi açısından diziyi Rast perdesine göçürürsek şu şekilde olduğunu görürüz:

Bu dizi (Yegâh perdesinde) Rast makamını tam olarak ifade edebildiği gibi eski nazariyat kitaplarında “Rast makamı dizisinin üçüncü perdesinde yarım yedenli karar eden Rast seyrinde bir makamdır” diye tarif edilen Segâh makamını da (Irak perdesinde) mükemmel ifade edebilmektedir.

Tekrar eski yerinde incelemeye devam ettiğimiz ses sistemimizin ana dizisi aynı zamanda sistemin “asl” diye adlandırılan perdelerinden oluşmaktadır.

Sistem yukarıda gördüğümüz asıl perdelerin aralarındaki tam ikili aralıkların ikişer; mücennep aralıkların ise (büyük ve küçük mücennep) birer “ârızî” perdeyle bölünmesiyle on sekiz perdeye tamamlanmakta, dolayısıyla on yedi eşit olmayan aralığa bölünmektedir.

1–Yegâh   2Pest Beyâtî   3Pest Hisar   4–Hüseynî Aşîranı   5Acem Aşîranı   6–Irak   7Rehâvi   8–Rast   9Şûrî   10Zengüle   11–Dügâh   12Kürdî
13–Segâh   14Bûselik   15–Çargâh   16Sabâ   17Uzzâl   18–Nevâ

Sekizliyi eşit olmayan on yedi aralığa bölen bu sistem hesapça açık, ancak uygulamada kapalı bir sistemdir. Sistemin kapanışı ârızî perdelerin aslında (dar veya geniş) birer frekans bandını yani, bir noktayı değil; alt ucu, göbeği ve üst ucu olan bir bölgeyi ifade etmesiyle mümkün olmaktadır. Aynı zamanda o âhenkte (veya akortta) yapılmış neylere ismini de vermiş olan Türk Müziği Âhenk Sistemi, yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız geleneksel ses sistemimizden doğmaktadır.

Ana dizinin I. perdesinin dizinin diğer perdelerine uygulanmasıyla Türk Müziği’nin Geleneksel Âhenk Sistemi oluşur.

Ana dizinin I. derecesi olan Yegâh perdesinin dizinin II. derecesi haline getirilmesi ile “Sipürde âhengi” elde edilmektedir “

Bolâhenk âhengi (Yerinden)

     Sipürde âhengi ( Bir tam ikili -T- kadar pestten icrâ ettirir.)

Aynı şekilde Yegâh perdesinin dizinin III. derecesi haline gelmesi “Yıldız âhengi” dir

     Yıldız âhengi ( T+K kadar pestten icrâ ettirir.)

Yegâh perdesinin dizinin IV. derecesi haline gelmesi ise “Kız âhengi”

     Kız Âhengi (T+K+S kadar pestten icrâ ettirir.)

Yegâh perdesinin dizinin V. derecesi haline gelmesiyle “Mansur âhengi” oluşur.

     Mansur Âhengi (T+K+S+T kadar pestten icrâ ettirir)

Yegâh perdesinin dizinin VI. derecesi haline gelmesi “Şah âhengi” dir.

   Şah Âhengi (T+K+S+T+K kadar pestten icrâ ettirir.)

Yegâh perdesinin dizinin VII. derecesi haline gelmesi ise “Dâvud âhengi” dir.

     Dâvud Âhengi (T+K+S+T+K+S kadar pestten icrâ ettirir.)

Son olarak Yegâh perdesinin dizinin VIII. derecesi (oktavı) haline gelmesi ile “Bolâhenk âhengi” oluşur.

     Bolâhenk Âhengi (T+K+S+T+K+S+T – oktav – kadar pestten icrâ ettirir.)

Bu âhenk sistemlerinin her biri için imal edilmiş olan neyler de o âhengin adıyla anılmaktadır (Sipürde ney, Yıldız ney, Kız ney, Mansur ney, Şah ney, Dâvud ney ve Bolâhenk ney). Asıl perdelere göre düzenlenmiş olan ana âhenkler için imal edilen bu neyler, ana neylerdir.

Ârızî perdeler birer noktayı değil birer frekans bandını ifade ettiğinden, her biri için ayrı birer âhenk sistemi oluşturulmamış, sadece T ve K gibi geniş aralıklar için birer ara âhenk sistemi oluşturularak mûsikîmiz 12 âhenk sistemiyle icrâ edile gelmiştir.

Bolâhenk
Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni
Sipürde
Sipürde-Yıldız Mâbeyni (Müstahsen)
Yıldız
Kız
Kız-Mansur Mâbeyni
Mansur
Mansur-Şah Mâbeyni
Şah
Dâvud
Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni

Ahmet Polatöz, Sazlarımız Ney adlı makalesinden Adana 1985, Adana Mûsikî Derneği Konser Kitapçığı.

Amil Çelebioğlu, Mesnevi-i Şerif Manzum Nahifi Tercümesi, İstanbul 1967, Cilt 1, Sayfa 1-3.

Fuat Yöndemli, Mevlevilikte Sema Eğitimi, Ankara 1997, Sayfa 33-34.

Laike Karabey Akıncı, Garplı Gözüyle Türk Musikisi, İstanbul 1963, Sayfa 18.

Mehmet Yücel, Ney, İzmir, 1998, Sayfa 1- 44.

Rauf Yekta Bey, Türk Musikisi, İstanbul 1986, Sayfa 90-92.

Sadeddin Nüzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1942, Cilt 1, Sayfa 8.

Süleyman Erguner, Ney-Metod, İstanbul 1986, Sayfa 10.

Timuçin Çevikoğlu, Türk Musikisinin Geleneksel Ahenk Sistemi, Konya 1997, Sayfa 1-14.

Yalçın Tura, Türk Musikisinin Mes’eleleri, İstanbul 1988, Sayfa 174-176.

Yılmaz Öztuna, Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi, Ankara 1990, Cilt 2, Sayfa 250.